17 Ocak 2018 Çarşamba
 

Mehmet Altan

21.12.2011

Türkiye her an geçmişe dönebilir mi?

Dün, dünyada tek gündem Kuzey Kore'yi 17 yıldır yöneten Kim İl Sung'un ölümüydü.

Tabii ben buna Çek Cumhurbaşkanı iken 'insanlar sınırlardan önemlidir' diyen, ünlü piyes yazarı Havel'in ölümünü de ekledim.

Grup konuşmalarını bir yana koysanız bile Türkiye'nin de iç gündemi her zamanki gibi çok yüklüydü.

Fransa'nın kendi geçmişini inkâr noktasına gelerek, iç siyasetin o iğrenç oy hesaplarıyla peşinden koştuğu ve yarın oylayacağı 'soykırım yasa tasarısı' köşe taşlarından biriydi.

Diğeri ise üzerinde daha derinlemesine analiz yapılması gereken ve nispi iyileşmelere işaret eden 2010 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'ydı.

Bir başkası ve belki de en önemlisi, Ayhan Çarkın'ın "Tarık Ümit'in gömüldüğü yeri gösterebileceğini, bulunacak cesede DNA testi yapılabileceğini" söylemesi ve garip bir şekilde bunun yeterince yönetimi sarsmamasıydı.

Sarsmak bir yana, csuçlanan özel harekâtçı polislerin tahliyesi, Mehmet Ağar'ı mahkûm eden hâkimin görevden alınması, Hrant Dink'i tehdit eden MİT'çilerin zamanaşımıyla kurtulmaları gibi çok garip gelişmelere şahit olduk.

***

Ne oluyor?

Önceki gün Neşe Düzel bu sorunun peşine düşmüş, şöyle bir tespit yapıyordu:

"Türkiye'de olaylar son dönemde adeta bir ters bir yüz örülüyor. Önce hesap sorma, temizlik adına operasyon yapılıyor insanlar içeri alınıyor. Sonra bir büyük operasyon daha yapılıyor aynı insanlar tahliye ediliyor. Sistemdeki suç çeteleriyle mücadele etmek için önce bir kanun çıkarılıyor, bu kanun uyarınca yargı harekete geçiyor soruşturmalar yapıyor, iddianameler hazırlıyor, sonra hemen bir kanun daha çıkıyor, yapılan soruşturmalar, hazırlanan iddianameler adeta çöpe gidiyor. Vesayet sistemini bitirmek için referandum yapılıyor, Anayasa değiştiriliyor, ardından hiçbir yasa değiştirilmediği için ve daha da önemlisi siyasi iktidarın vesayet sistemiyle sorunu bittiği için vesayet geri geliyor."

Düzel'in bu tespitlerin nedenlerini sorduğu eski hâkim Albay Ümit Kardaş da şunları söylüyordu:

"AK Parti statükocu bir güce dönüşüyor ve büyük bir fırsat kaçırılıyor. Çünkü bugünkü Türkiye hiçbir sorununu statükocu anlayışla çözemez. Kürt sorununu da, Alevi meselesini de çözemez. Karşılıklı tavizler vererek, rejimi kıyısından köşesinden düzelterek yola devam edemezsiniz."



YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Diğer Yazıları

0

Diğer Yazarlar