18 Kasım 2017 Cumartesi
 

Sormazlar mı Sayın Demirel, Neden Şapkanızı Alıp Gittiniz?

12 Eylül Anayasası'nın bazı maddelerinin değiştirilmesi için başlatılan girişim, aylardır kamuoyunu meşgul ediyor.


Ak Parti'nin bu çabasını boşa çıkarmak için meclisteki muhalefet partileri, ellerinden geleni yapıyor.


Parlamento dışındaki bazı güçlerin ve eski siyasetçilerin boş durmadığını da herkes biliyor.

Bu yüzden mecliste halledilemeyen ve askerlerin vesayetini kaldıracak anayasa maddelerinin değiştirilmesi için referanduma gidiliyor.


Şimdi Süleyman Demirel ortaya çıkmış diyor ki; 1980 darbesinin en başta gelen mağduru benim...


Peki, sormazlar mı Sayın Demirel, bugüne kadar neredeydiniz?


Sormazlar mı; 12 Eylül'e zemin hazırlayan kanlı olaylar devam ederken siz, başbakan değil miydiniz? Bu konuda ne yaptınız? Olayları önlemek için hangi demokratik adımı attınız? ?




Sormazlar mı; Darbe olacağına dair yakın çevrenizden uyarılmanıza rağmen neden hiçbir tepki göstermediniz?


Sormazlar mı; Darbe olduğunda yine şapkanızı alıp askerlerin arasında kuzu kuzu Zincirbozan'nın yolunu tutarken, neden sustunuz?


Sormazlar mı; Yasaklar kalktığında yeniden siyasete dönüp başbakan olduğunuzda, madem ki 12 Eylül mağduruydunuz, peki neden darbecilerden hesap sormayı hiç denemediniz?


Sormazlar mı; 12 Eylül'ün mimarı Kenan Evren'e özel uçak gönderip Ankara'ya davet ederken, mağduriyetinizi hiç mi düşünmediniz?


Sormazlar mı; Madem ki darbe mağdurusunuz, nasıl oluyor da hala darbecileri savunabiliyorsunuz?


Sayın Demirel, siz hafızası güçlü bir siyasetçi olarak biliniyorsunuz.

Artık halk da bazı şeyleri unutmuyor.. En azından 12 Eylül'e zemin hazırlayan aktörleri, siyasi sorumluları, o dönemde başbakanlık makamında oturan zat-ı muhteremleri hiç unutmuyor.



Bugün referandum için 'hayır' kampanyasını yürüten siyasi parti liderleri de aslında o günleri unutmuyor. Gel gelelim ki, takındıkları tavır, kullandıkları üslup, sizin daha önceki duruşunuza çok benziyor.

Siz de çok iyi biliyorsunuz ki, sırf Ak Parti bu değişimi yapıyor diye, içine sindiremediklerinden karşı çıkıyorlar.. Tıpkı 1970'li yıllarda sizin ve Ecevit'in kişisel çekişmelerinizde olduğu gibi..

Yani bugünkü siyasetçilere kötü örnek olmuşsunuz..

Sayın Demirel, siyasetteki geçmişinizde yaptığınız iyi, ya da kötü, hiç bir şey unutulmuyor.




Sizinle ilgili unutmadığımız ve içimizi acıtan o kadar çok anı var ki, hepsini bu sayfalara sığdırmak mümkün değil.


Hem, postal sesi duyduğunuzda 'Ne oluyor' bile demeden şapkayı kaptığınız gibi 'marş marş' gideceksiniz, hem de "1980 darbesinin en başta gelen mağduru benim" diyeceksiniz.


Kim yutar bunları Sayın Demirel, kim...

12.8.2010

DİĞER HABERLER